Bloggera gelen yasağın şokunu hala atlatamadık. Gerçi çeşitli yöntemlerden hala bloglarımıza giriyor, takip ettiklerimize de yorumlar yazıyoruz ama teknolojiyle çok haşır neşir olmayanlara kapalı bu bloglar. Diyarbakır Sulh ve Ceza Mahkemesi tarafından, Digitürk’ün telif haklarıyla ilgili suç duyurusu üzerine; sadece hak ihlali yapmış olanlar değil, binlerce blog yasaklandı. İnanılır gibi değil. Konuyla ilgili milliyet blogda her gün yazıyorum, yazmaya da devam edeceğim. http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=783488
Tüm duyarlı arkadaşları da, desteklemeye çağırıyoruz: http://blogspotacilsin.wordpress.com/
Internet yasaklarının ardı arkasının kesilmeyeceğine inanıyorum. Youtube’un açılmasını aylardır bekliyoruz, bloggerla ilgili tepki büyük, ama bakalım hatanın telefisi ne kadar sürede giderilecek? Birileri hakim amcaların Internet dünyasından anlamadıklarını ne zaman keşfedecek? Ve bazıları ne zaman köşe dönecek? Malum video paylaşım sitesi youtu kapatıldığında, bazı Türk şirketlerimiz video hizmletlerini başlattıklar. Ne hizmet ama, para karşılığı tabi.
Neyse, öyle ya da böyle Internet te, bilgisayar da hayatımızın bir parçası. Çalışma da öyle. Şahsen okul hayatım bittikten sonra, evdeki çalışma masalarını da kaldırdık. Kütüphane bol miktarda var, Ikea’dan almıştım. Bulduğum tüm raflara da kitaplarımı dolduruyorum, hala yetmiyor. Ama bir Home Office’im yok. Laptopımla kah yemek masasında, kah yatakta olmak üzere birlikte yaşıyoruz. Ama gittikçe özel bir masaya ihtiyaç duymaya başladım. Bunun için değişik tasarımları biriktirmeye başladım. En çok ta şarş aletlerini ve kablolarını saklayan, Pottery Barn’ın masa üstü ünitesini beğendim, belki birine yaptırılabilir. Ama o biri kim olacak? Bir usta tabi ki de…Aman kalsın.











Yorum yapın
Bu makale için yorumlar beslemesi